Diplomasi · Yayıncı ülkesi doğrulanmadı
Türkiye’nin Düşmanlığı Artarken, Somaliland Türkiye Konsolosluğunu Açık Tutmalı mı?
Makale, İsrail’in Somaliland’ı tanımasının ardından Türkiye’nin tutumunun sertleştiğini ve Hargeisa’daki Türkiye konsolosluğunun bölgedeki güvenlik ve siyaset bağlamında sorgulandığını aktarıyor. Yazar; konsolosluğun istihbarat merkezi olabileceği endişesini, Türkiye’nin Somali kıyılarındaki deniz ve askeri faaliyetlerini, Ağustos 2026’deki Latuf vakasını ve Eylül 2026’da Doolow’daki saldırıya yönelik suçlamaları örnek veriyor. Hargeisa’ya, konsolosluğa uygulayabileceği Viyana Sözleşmesi kaynaklı sınırlamalar ve Ankara’dan karşılıklı bir Somaliland ofisi talep etme seçenekleri sunuluyor; kabul edilmezse konsolosluğun kapatılabileceği belirtiliyor. ()
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Somali’nin birliğinin korunmasının önemini vurguladığı ve Ankara’nın duruşunun Somaliland’ın tanınma talebine zıt olduğu belirtiliyor. Bu gelişme, İsrail’in Aralık 2025’te Somaliland’ı tanımasının ardından Türkiye’nin tutumundaki sertleşmeyle örtüşüyor. ()
Makale, Hargeisa’daki Türkiye konsolosluğunun personel sayısı ile Somaliland’da bulunan Türklerin azlığı arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekiyor ve konsolosluğun istihbarat faaliyetlerinin merkezi olarak kullanılabileceği endişesinin bulunduğunu aktarıyor. Ancak yazıda konsolosluğun gerçekten istihbarat topladığına dair açık kanıt sunulmadığı da ifade ediliyor. ()
Ankara’nın Somali kıyılarındaki deniz varlığı ve askeri işbirlikleri örnekleniyor: 2026’da Çağrı Bey sondaj gemisinin Türk savaş gemileri eskortunda faaliyet gösterdiği ve Şubat 2024’te imzalanan on yıllık savunma çerçevesinin Türk donanmasına Somali sularını koruma yetkisi verdiği hatırlatılıyor. Ayrıca Ağustos 2026’da Latuf adlı kargo gemisini kurtarma operasyonunda 14 korsanın öldürüldüğü ve geminin Türk silahları taşıdığı iddialarına yer veriliyor. ()
Yazıda, 3 Eylül 2026’da Doolow’daki bir saldırıda yaralanan üst düzey Somali komutanı olayının Jubaland yetkilileri tarafından Türkiye’ye atfedildiği; Mogadişu ise rolünü reddettiği ve Ankara’nın konuyla ilgili yorum yapmadığı kaydediliyor. Makale, bölgedeki reaksiyonların Kismayo, Afmadow ve diğer yerlerde Türk bayraklarının yakılması gibi protestolara dönüştüğünü aktarıyor. ()
Son olarak yazar, Hargeisa’nın konsolosluğu tamamen kapatmak yerine Viyana Konsolosluk Sözleşmesi’nden kaynaklanan haklarını kullanarak Berbera limanı, havaalanı ve kıyı şeridini konsolosluk personeline kapatmayı ve Ankara’dan Somaliland’ın Türkiye’de karşılıklı bir ofis açmasını istemeyi değerlendirmesi gerektiğini öneriyor; Ankara kabul etmezse karşılıklılık gerekçesiyle konsolosluk kapatılabileceği belirtiliyor. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Mogadişu’ya yönelik güvenlik yardımlarını soruşturmaya bağlı kılması ve Doolow saldırısının araştırılmasını talep etmesi gerektiği savunuluyor. ()
Benzer haberler
- Pakistan ve Türkiye, Suudi caydırıcılığına katıldı: Ne anlama geliyor?
Al Jazeera English
- Türkiye ve Pakistan, Suudi Arabistan'a asker gönderiyor
Deutsche Welle Deutsch
- Rusya, Sibirya’daki veba söylentilerini bastırmaya çalışıyor
The New York Times World
- Türkiye ve Pakistan Suudi Arabistan’a askerî konuşlandırma konusunda anlaştı
Al Jazeera English
- Rus yetkililer, veba haberlerinin ardından 'durum kontrol altında' dedi
France 24 English
- Türkiye ve Pakistan, Mekke Paktı kapsamında Suudi Arabistan’a asker konuşlandırılmasında anlaştı
Al Jazeera English